• iki yüzlü uludağ sözlük yönetimi

    1.
    Bak koçum,
    Ben sizin malınız değilim.
    Bu sözlükte üye olarak yazan bir avukatım.
    Anayasal hakkımı kullanır. Eleştiririm bu hakkımı şirketin tr de faaliyet gösterdiği sürece engelleyemezsin.

    Senin koyduğun kurallar anayasal haklarımla çelişemez!.

    Anayasa:

    VIII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
    Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü,radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

    Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

    AVRUPA iNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESi 10.MADDESi GEREĞiNCE DE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE VE DÜŞÜNCELERiMi YAYMA ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHiBiM.

    Yormayın beni.

    Kimliğimi merak eden moderatörler şirket avukatlarına yollayacağım dava dilekçesinden rahatlıkla öğrenebilirler.

    iki yüzlülüğü bırakın.

    Kural varsa herkese var, kural yoksa da kimseye yok.

    Tengir denen sözlük belasının başlığına aşağıdaki entariyi düzdüm.

    Haklı olarak,

    Ama ne oldu dersiniz. Bazı modlar tarafından yazdıklarım hakaret olarak algılanmış.

    iki yüzlü uludağ sözlük yönetimi

    Biz bu mesleğin kitabını okuduk, hatmettik, sözlüğe saatlerdir ceza dosyasıyla uğraştığı için giremeyen adama hangi sözün argo hangi sözün hakaret olduğunu siz mi öğreteceksiniz?

    Hangi vasıfla ?
    Hangi kıdemle ?

    E hadi diyelim ben böyle yazdım ve sildiniz. Eyvallah herkese aynı muamele yapılırsa bişey demem de Bu yazarın hadsiz sözleri neden hala duruyor?

    (bkz: #42227455)

    Amacınız ne ?
    Beni deli etmek mi?

    Sen şimdi benim haklı eleştirimi sildin.

    Bu hakeret dolu entryi silmiyorsun öyle mi?

    iki yüzlü uludağ sözlük yönetimi

    Daha bugün hakaret davası ile uğraştım, üzerine geldiği çok iyi oldu.

    Tck md 125 açık.
    ilk kısımda kızın onuruna saldırı var. Hakaret suçu sübut.
    ikinci ve 3.kısımda ise aşağılama var. hakaret suçu yine sübut.

    Tengir'e dava açmak isteyenler gönül rahatlığıyla açabilirler. Sözlükteki binlerce entrysi de aleyhine delil teşkil edecek çünkü bu adam dilinden hakareti eksik etmiyor.

    Sonra ne mi olacak?
    Ya bununla içeri girer ya da en azından 5 yıl biz rahat ederiz.
    25 -12 ... avukatadam
  • yazarlar ile kızlı erkekli yapılacak aktiviteler

    1.
    yazarlar ile kızlı erkekli yapılacak aktiviteler
    1 -2 ... avukatadam
  • başlıkların genelinin konusunun cinsellik olması

    1.
    Seksvari entry girmemize yola açar.

    inciye dönücez az kaldı.

    Gibişleri ve Zütleri Görmedik henüz ama onlara da gelecek.
    1 ... avukatadam
  • rüyada rüyadan uyanmak

    1.
    Açıklanamayan rüyadır.
    Bunu nasıl becerdim bilmiyorum.
    Rüyüdan uyanma rüyası gibi bişey..
    1 ... avukatadam
  • sözlüğe entari giremeyecek kadar soğumak

    1.
    Son günlerde yaşadığım.

    Hangi başlığa baksam saçma sapan konular var.

    Hiç ilham vermiyorsunuz.

    Yazmak istemiyorum bir süre.
    2 -2 ... avukatadam
  • hamburger yapmak

    3.
    Kıvamı tutturmak zordur.

    Onun için köfteyi iyice yoğurmak gerekiyor ki bütünleşsin. Yoksa bir bölümü yanarken diğer bölümü çiğ kalıyor.

    Kıymayı yeniden bütün olana kadar yoğurmak ve de içinde hava kabarcıkları kalacak sekilde yoğurmak gerekiyor.

    Sonrası döküm tavada mühürleyerek belirli saniyede pişirmekle alakalı.
    ... avukatadam
  • sakal taramak

    1.
    Keyiflidir.

    Uzadıkça karışır, hele bi sertse yüze batar durur.

    Taradıktan sonra çiçek gibi olur çiçeek.
    1 ... avukatadam
  • ef bi ay opın dı dor

    1.
    Bir adet replik.
    1 ... avukatadam
  • antalyada öldürülüp organları çalınan rus turist

    1.
    Apandist rahatsızlığı ile hastaneye giden ve hastanede öldürülen kızdır.

    Ölüm sonrası yumurtalıkları ve rahmi alınarak ailesine teslim edilmiştir.

    Soeun şu ki apandist ile rahmin ne alakası var?

    Onu gectim kızım yumurtalıklarını ne yaptınız?

    Açıklamaya bak ; "Biz alıyoruz, 1 yıl saklıyoruz, aile geri isterse zaten veriyoruz. Bu tür açıklamaların yapılması üzücü ve düşündürücü."

    Sen kimden izin aldın senin vatandaşın olmayan birinin bedenine müdahale ediyorsun?

    Onu geçtim aynısı bir türk vatandaşının başına da gelebilirdi...
    Biz hangi milletin doktoruna emanetiz?
    Nasıl doktorlar yetişiyor?

    Artık açık açık organ mafyası hastaneler türemiş.

    En önemlisi devletin savcıları nerde?

    Biriniz de adam gibi işine yapsa ama nerde itlik nerde şerefsizlik varsa bu ülkede.

    https://www.mynet.com/rus...ili-aciklama-110105797504
    17 -2 ... avukatadam
  • arkadaşı ile evlenen insanlar

    1.
    Arkadaş arkadaşı s*ker sözünün vücut bulmuş halleridir.

    Bunlar bir de gerdeğe girecekler.

    Tövbestation.
    3 -6 ... avukatadam
  • şuan gürlemekte olan gök gürültüsü

    1.
    Takbiri* olarak 25 sn dir devam eden oha dedirten gürültüdür.
    Bu arada ışıklıdır.
    Sürekli şimşek çakıyor bir yerlerde.

    Lokasyon: iSTANBUL.

    * : takribi olacak o.
    3 -3 ... avukatadam
  • super dry

    1.
    Üretiminin büyük bir cogunlugunu türkiyeye yaptıran ingiliz giyim markası.

    Tişörtlerinden aldım gecen efso pahalı ama efso kaliteli.
    Tavsiye edilir.
    ... avukatadam
  • tuvalet kağıdı yerine ıslak mendil kullanmak

    1.
    Elini boka bulastırmak istemeyen insanın yapacagı en mantıklı tercihdir.
    1 ... avukatadam
  • morfinligeceler

    3.
    Hakkinda pek konusulmayandir.
    ... avukatadam
  • anısına lokma döktürülen ünlü fizikçi

    1.
    Evet işte bu adam merhum stephen hawkingdir.
    Tanımayan cahiller için (bkz: stephen hawking)

    (img:#1655922)

    izmir karaburunda “fizik tedavi uzmanı” biri kuantum fizikçisi adına lokma döktürüp vatandaslar kendisini mesleklerimiz biribirine yakın diye baslayıp tezlerini ve calısmalarını anlatması da ayrı bir komik.
    Lokma döktürdün iyi hoş da sen kendini nasıl adamla bir tutar da mesleklerimiz benzer dersin. Allahın masörüne bak.

    Evet evet başka ülkede yaşabilirim.
    Bıktım bu anomaliden.
    1 ... avukatadam
  • şehir hastanesi projesinin görünmeyen yüzü

    1.
    "Şehir hastaneleri" projesinin görünmeyen yüzü

    AKP’nin uygulamaya başladığı şehir hastaneleri modelinde, binaları yapan firmalar, kamu hazinesini büyük zarara uğratıyor, dahası kazıklıyor!

    Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO) projesiyle kurulmaya başlanılan Şehir Hastaneleri (ŞH), büyük vurgunların yanı sıra, büyük sorunları da birlikte getirecek gibi görünmektedir.

    ingiltere’den esinlenerek kurulmaya başlanılan bu dev boyutlardaki hastanelerin çoğunda yatak sayısı 1500-3000 arasında. Oysa tüm dünyanın kabul ettiği ölçütlere göre, ideal olan hastane yatak sayısı 200 ile 600 arasında olmalı.

    Ülkelerinde yıllar önce kurmuş oldukları KÖO modelinin çalışmadığını, dahası kendi uygulamaları içinde bu hastanelerin iflasa gittiğini gören ingilizler, bu tür kamu hastane modelinden vazgeçmeye başlamışlardır. Çünkü bunlar verimli olarak işletilememiş, zarar etmeye başlamışlardır. Kamu hazinesinin yardımı ile ayakta tutulmaları söz konusu olunca da bu hastane modelini değiştirmeye karar vermişlerdir.

    KÖO şeklinde ülkemizde kurulmaya başlayan şehir hastaneleri modelinde, sanıldığı gibi bir ortaklık yok. Bir kiralayan var (özel şirketler) bir de kiracı var (Kamu). Üstelik kiracının ödeyeceği rakam inanılmaz büyüklükte.

    Yani açıkça, AKP’nin uygulamaya başladığı şehir hastaneleri modelinde, binaları yapan firmalar, kamu hazinesini büyük zarara uğratıyor, dahası kazıklıyor!

    Uygulanmakta olan ŞH modelinin, bir görünen, bir de görünmeyen (yani saklanan) boyutu var.

    Olayın görünen özeti şu;

    A-Sağlık Bakanlığı, bir kamu arazisini özel şirket(ler)e ihale ile veriyor…

    B-ihaleyi alan şirket orada dev hastaneler kuruyor…

    C-Hastaneyi yapan ve donatan bu şirket, bu hastaneyi 25 yıllığına kamuya kiralıyor…

    Bu yöntemle; 4 hastane kullanıma açıldı. 14 hastanenin ihalesi yapıldı. 14 hastane de planlama aşamasındaymış!

    VAY BEEE!

    Buraya kadar her şey normal gibi görünüyorsa da, olayın gözden kaçırılmaya çalışılan boyutunu okuyunca eminim, ‘vay bee!’ diyeceksiniz.

    işte size bu olaydaki görünmeyen ya da bilinmeyen gerçekler.

    1- Sözleşme değeri 10,6 milyar dolar olarak belirlenen 18 ŞH’ne, 25 yıllık peryod içinde, her yıl yapılacak ödemelerle ödenecek para, 30,3 milyar dolar!

    Ödeme hazine garantisinde ve uyuşmazlık durumunda uluslararası tahkim yolu açık olacaktır.

    (10,6 milyar dolar olan sözleşme bedeli bile çok yüksek tutulmuş, birim fiyat uygulaması göz önüne alınmamıştır. Eğer alınsaydı bu rakamın 7-8 milyar dolar dolayında olacağı ifade ediliyor. Böylesine büyük bir kazanç garantisi, herhalde dünya üzerinde az görülür. Nitekim, bu durum Kalkınma Bakanlığı’nın raporuna da bir şaşkınlık şeklinde yansımış bulunuyor.

    Şöyle diyor; Yapılan Hastanelerin maliyeti 10,6 milyar dolar, kamunun ödeyeceği kira 30,3 milyar dolar!

    Şu saptamayı yaparak şaşkınlığınızı biraz daha artıralım;

    Hastaneyi yapan şirket, bunun maliyetini üç buçuk yılda aldığı kira ile çıkarabiliyor ama 25 yıl boyunca kira alıyor.

    2- Sözleşmede kira dışında, hastaneyi yapan şirkete çok büyük gelirler getirecek maddeler de vardır.

    Her yıl kazanç olarak şirketlerin kasasına girebilecek bu paranın da, 25 yıl sonunda, 10 milyar dolar dolayında olacağı hesaplanmaktadır.

    işte size, şehir hastanelerini yapan firmalara, parası kamu tarafından ödenecek olan hastane içi hizmetlerin listesi;

    a- Bakım ve onarım hizmetleri

    b- Görüntüleme ve laboratuar hizmetleri

    c- Sterilizasyon, çamaşır, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri

    d- Rehabilitasyon hizmetleri

    e- Bilgi işlem hizmetleri

    f- Ekipman hizmetleri

    Bir de, hastane içinde işletilecek olan ticari alanlardan elde edilecek gelirler var; restoran, çiçekçi, otopark gibi…

    3- ŞH ihalelerine giren şirketlerden KDV alınmamaktadır.

    4- Kent içinde kapatılacak olan kamu hastanelerinin çok değerli arazilerinin ne olacağı konusunda büyük tedirginlik var! Bunların, Şehir hastanelerini alan şirketlere ya da yandaş kişi veya kuruluşlara peşkeş çekilebileceği korkusu yaşanıyor.

    Çünkü, bir KHK ile bunu yapıverirler…

    5- Bu hastanelerin yapılabilmesi için, Çevre Yasasına göre ÇED raporu gerekirken, acele bir yasa ile 500 yatağın üzerindeki hastaneler için bu raporun gerekliliği ortadan kaldırıldı.

    6- Bu hastanelerin yapım ihalesini alan şirketlerle yapılan sözleşmelerin ayrıntısını istediğinizde, “Ticari sır” gerekçesiyle yanıt alamadığınız gibi, büyük tepki de görüyorsunuz.

    7- Hesaplamalara göre, yapılmış ve yapılmakta olan şehir hastanelerinde, hasta yatağına düşen maliyet, özel hastanelerin üç katına yakındır.

    8- Kamu hastanesi niteliği tartışılır olan bu hastanelerin, eğitim hastanesi niteliği de tartışmalı hale gelmiştir. Adana Şehir Hastanesi bu bakımdan örnektir ve sağlık çalışanları istihdam ve özlük sorunları yaşamaktadırlar.

    9- Özellikle laboratuarlarda, kamu hastanesinden gelen hekim-hemşire ve teknisyenler, taşeronlaşma sonucu dışlanma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

    SONUÇ OLARAK

    -Şehir Hastaneleri, kamu bütçesine getirilen çok büyük bir ‘sömürü’ yüküdür.

    -Yapılan, inanılmaz ihaleler sonucu sadece çocuklarımız değil, torunlarımız bile ipotek altına alınmıştır.

    -Oysa, büyük boyutlu dev hastanelerin yerine, kamuyu koruyan ihalelerle daha küçük boyutta (200-600 yatak) yapılacak hastaneler çok daha verimli olacaktır.

    -Keşke aklı selim (ve elbette vicdan) egemen olsa da, bu projelerin geri kalanları yapılmasa ve küçük hastanelere yönelebilseler.

    Hem sonra ŞH projesi ile hastanelerin toplam yatak sayısının artmayacağı gerçeği ortadadır.

    ÇOK ÖNEMLi BiR KONU DAHA

    Ülkemizde Genel Sağlık Sigortası (GSS) nedeniyle herkesin sağlık güvencesi olduğu iddia edilmektedir.

    Verilen rakama göre, halkımızın %98’i GSS şemsiyesi altında bulunmaktadır.

    Ancak gerçek farklıdır;

    Bağkur prim borcu olan 4-5 milyon insanımız ile…

    Yeşil kart iptalinden sonra gelir testine girmeyen 4-5 milyon yurttaşımızın da GSS’den yararlanamadığı gözlerden kaçırılmaktadır.

    Ülke nüfusunun 10 milyonunu GSS dışında tutan APK iktidarı, ŞH projesi ile çocuklarımızın bile geleceğini ipotek altına almaktadır.

    *Bilgilerinden yararlandığım, Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya teşekkür ederim.

    Suat Çağlayan

    Odatv.com
    https://odatv.com/sehir-h...eyen-yuzu-2912171200.html
    9 ... avukatadam
  • hasta olunduğunda hissedilen dayanılmaz halsizlik

    1.
    Yine beni bulan halsizliktir. Nefes alıp verince yanan burun delikleri mi dersin, oturunca ağrıyan kalça mı dersin yoksa her yerini odunla dövmüşler gibi hissedilen ağrı mı dersin işte ne dersen de hastalıkların en kötüsü budur.

    Akan ve yanan burunlar, ağrıyan boğazlar ve o dayanılmaz halsizlik...

    Yıl olmus 2018, insanlar hala hasta oluyor.
    Binlerce yıldır hastalıktan hastalığa koşan insan bedeni artık evrim gecirip süper insan olma vaktin gelmedi mi?

    Superman olsam , Hiç hasta olmasam.
    1 ... avukatadam
  • birinin intihar ettiği odada kalmak

    1.
    Bizden önceki kiracıdan önceki kiracıların ev halkından birinin tam da benim kaldığım odada intihar edip ölmesi üzerine açılan başlıktır.

    Sanılanın aksine herhangi bir hayalet cün seytan vakasına rastlamadım. 2 senedir tık yok.
    1 ... avukatadam
  • uludağsözlük içli köfte yapmayı bilen yazarlar

    1.
    Hemen kendilerini teşhir etmeleri gerekir.
    1 -2 ... avukatadam
  • içli köfte yapmayı bilmeyen sevgili

    1.
    Sevgilisini gerçekten üzecek sevgilidir.
    içli köfte yapmayı bilmeyen kız gelin olamaz bir kere.
    Acilen içli köfte yapmayı öğrenmelidir.
    ... avukatadam
  • yeni şeyler getiriyorum